SWORD OF DESTINY RÖPORTAJI

Röportaj serimize Türk yapımı Sword of Destiny ile devam ediyoruz. Geçtiğimiz günlerde çıkışını gerçekleştiren oyun, tek bir kişinin, Talha Emre Gülap'ın eseri. Talha ile gerçekleştirdiğimiz röportajda; oyun hakkında alacağınız pek çok bilginin yanı sıra, oyun geliştirme süreci hakkında tavsiyeler de bulabileceksiniz.
Sword of Destiny

Merhaba, ilk olarak kendinizi ve projenizi tanıtır mısınız?

Tabii. Talha Emre Gülap, 22 yaşındayım. İGÜ Bilgisayar Mühendisliği bölümünden iki ay önce mezun oldum. Sword of Destiny yaklaşık bir yıldır üzerinde çalıştığım, 2D bir Platform oyunudur. Aynı zamanda gerçekleştirdiğim ilk oyun projesidir. Oyun yapmak küçüklüğümden beri hayalimdi diyebilirim…

Geliştirme sürecinde gününüzün ne kadarını Sword of Destıny yapımına ayırdınız? Virüs salgını sizi ve projenizi ne şekilde etkiledi?

Sword of Destiny’nin geliştirme süreci yaklaşık bir yıl sürdü. İlk beş ay okulumdan dolayı fazla zaman ayıramadım. O zamanlarda ancak haftanın dört günü, ikişer saat oyunumun üzerinde çalışabiliyordum. Karantina döneminde bu çalışma süresi günde altı saate kadar çıktı. Bu sebeple virüs salgınının beni olumlu yönde etkilediğini söyleyebilirim.

Sword of Destıny oyunculara ne vaat ediyor?

Oyunum, eğlenceli bölümleri ve hikayesi ile oyunculara yaklaşık bir saat içerisinde bitirebilecekleri keyifli bir macera vaat ediyor. Herhangi bir bulmaca yok, sadece bazı yerlerde gizli sandıklar var. Bu sandıklardan altın çıkıyor ve bu altınlar ile oyuncuya öldüğü zaman tekrar doğma şansı veriliyor. Ayrıca ana karakterin onlarca farklı animasyonu da bulunmakta.

RoseWater Studıos Tarafından Yayınlanan Resmi Ekran Görüntüleri

Önümüzdeki günlerde oyuna güncellemeler gelecek mi?

Elbette. Oyunumun eksiklerinin olduğunun farkındayım. Bunları da ilerleyen günlerde getireceğim güncellemeler ile düzeltmeye çalışacağım. Oyunculardan gelecek geri dönüşler ile oyuna sürekli yeni şeyler eklemek ve içeriği sürekli güncel tutmak istiyorum.

Peki, sizce oyununuzun eksikleri neler?

İlk aklıma gelen; nadir de olsa karakterimizin bazı animasyonlarında birkaç saniyelik takılmaların olması… Bunun dışındaki bütün ‘büyük çaplı’ hataları düzelttim diyebilirim. Fakat halen ufak tefek hatalar karşıma çıkabiliyor. Bu hataların kaynağını bulmak ve çözmek de gerçekten çok vakit alabilen bir iş. Yine de elimden geldiğince üzerlerinde çalışıyorum. Tabii fark edemediğim, etsem bile tekrar karşıma çıkmayan hatalar da olabiliyor. Bu yüzden oyunu oynayan arkadaşlarımızın geri bildirimleri çok önemli.

Bunların haricinde başka bir konuya değinmek istiyorum. Düşmanlar aynı robot gibi, neyi ne zaman yapacaklarını bir süre sonra ezberliyorsunuz. Düşmanları daha “zekileştirmek” için tekrar üzerlerinde çalışmayı düşünüyorum. Bir de ‘kör noktalar’ var tabii… Haritanın bazı noktalarında sizi neyin karşılayacağını anlayamadığınız zamanlar oluyor. Özellikle bunun üzerine birçok geri dönüş aldım. Mesela: uçurumun altında diken var ve bunu oyuncu bilmiyor, haliyle düştüğünde dikenlere değip ölüyor. Ben haritaları kendim yaptığım için neyin nerede olduğunu ezbere biliyorum, bu tarz tuzaklara da yakalanmıyorum. Ama yeni başlayanlar için bu durum gerçekten can sıkıcı olmalı. Öldükleri zaman bölümün en başından başlamaları da cabası… Bu da üzerinde tekrar çalışacağım bir diğer husus olacak.

Oyunun isminin çıkış noktası nedir? Neden Sword of Destıny?

Aslına bakarsan oyunun ismini ne yapsam diye çok düşündüm, pek bir şey de bulamadım. Arkadaşlarımdan da parlak fikirler çıkmayınca; şansımı bu sefer “Google Çeviri” üzerinden değişik kombinasyonlar oluşturarak denedim, gözüme hoş gelen bir isim oluşturmaya çalıştım. Sword of Destiny işte bu denemelerin bir sonucu. Hem karakterimizin kılıç kullanması hem de insanlığın kaderinin bizim elimizde olması bu ismi oyunla da uyumlu hale getiriyor…

Sword of Destıny neden bu kadar ucuz?

Oyununuzu farklı ülkelerde, farklı fiyatlardan satışa sunabiliyorsunuz. Ben 2$ gibi bir fiyat belirledim, diğer ülkelerin fiyatlandırmasını da bu civarda tuttum; sadece Türkiye fiyatında bir indirime gittim. Aslında 4TL gibi bir fiyatı vardı, ben bunu 2TL dolaylarına düşürdüm. İlk projem olduğundan bu fiyattan çıkarmanın daha uygun olacağını düşündüm.

Emeğinizin karşılığını alabildiniz mi?

Oyunum çıkalı birkaç gün oluyor, şu ana kadar 70 kadar oyuncu oyunu almış durumda. Hedefim binlerce oyuncuya ulaşması yönünde. “Karşılık” konusunda şimdilik bir şey söyleyemem, bunu ilerleyen günler gösterecektir.

Sizce Türk oyun sektörü ne durumda?

Diğer ülkelerle kıyasladığımızda ülkemizde oyun sektörünün yeterince ilgi görmediği ortada. Fakat son zamanlarda ülkemizin oyun sektörü de gitgide büyüyor, bu da beni mutlu eden bir husus. Umarım ilerleyen dönemlerde küresel çapta etkili olur, büyük yapımcılarla ve onların oyunlarıyla yarışabilecek duruma geliriz.

Bundan sonraki projelerinizde de bu türden mi devam edeceksiniz?

Pek çok türden oyun yapmayı düşünüyor, yaparken de bir yandan kendimi geliştirmeyi umuyorum. Sword of Destiny yeterli ilgiyi görürse devamını getirmeyi de düşünebilirim.

Son olarak, oyununuzun üzerinde çalışmadığınız vakitlerde hangi oyunları oynuyorsunuz? Hoşlandığınız oyun türleri neler?

Oyun geliştirmeyi sevdiğim gibi oyun oynamasını da seviyorum. Oyunumun üzerinde çalışmadığım vakitlerin çoğu “Counter-Strike: Global Offensive” oynayarak geçiyor. Elimden geldiğince Espor müsabakalarını da takip etmeye çalışıyorum. Futbol müsabakalarından ziyade bu maçları izlemek daha çok hoşuma gidiyor. Bunların haricinde Call of Duty serisi gibi FPS oyunları da ilgi alanımda…

Son olarak, benim de oyun geliştirmeye yeni başlayan arkadaşlar için eklemek istediğim birkaç şey var. Ben oyunumu Unity oyun motoru ile geliştirdim. Unity ile ilk tanışmamız bundan dört sene önce olmuş, indirdiğim gibi de silmiştim. Çünkü Türkçe kaynak yok denecek kadar azdı. Günümüzde çok daha fazla kaynak var, onlardan yararlanabilirsiniz. Ayrıca önceliğiniz kullanacağınız motorun temelini iyice kavramak olsun. Motora aşina olmadan oyun geliştirmeye çalışırsanız; ortaya çıkan hatalar projenizi yarıda bırakmanıza neden olacak. Eğer kullanacağınız motorun temelini kavrarsanız ve yeterli kod bilginiz varsa istediğiniz çoğu şeyi rahatlıkla ve en önemlisi keyif alarak yapabilirsiniz…

Written by
Futbol bağımlısı, indie sevdalısı, müşkülpesent yazar kişisi.

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Lost Password

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

Send this to a friend