BİR BAŞKADIR (DİZİ İNCELEME)

Yaklaşık bir haftadır gündemde olan Bir Başkadır dizisi özellikle sosyal medyada büyük yankı uyandırdı. Korona sebebiyle kısıtlamaların geri geldiği bu dönemde; herkes evinin konforunda, toplumdan izole bir şekilde vakit geçirmek için dizi, film avına çıkmışken Bir Başkadır bu arayışa kaliteli bir çözüm olmuş durumda. 12 Kasım 2020’de online platform olan Netflix’te yayınlanan Bir Başkadır’ın başrollerini Öykü Karayel, Fatih Artman, Funda Eryiğit, Defne Kayalar ve Tülin Özen paylaşıyor. Senarist ve yönetmen koltuğunda ise Berkun Oya var. Gelin gündem yaratan bu dizinin içeriğine olabildiğince spoilersız bir şekilde göz atalım.

Tüm alanlarda olduğu gibi sinema ve televizyon dünyası da sade ve minimalist bir tutum sergilemeye başladı. Bir başkadır dizisinde de bu akımın etkisi hissediliyor. Aynı zamanda bazı çekim teknikleri resmen Yeşilçam’a göz kırpıyor. Zaten tercih edilen şarkılar ve introdaki yazı fontu buram buram nostalji kokuyor. Yalnızca mekan seçimi ve çekim teknikleri bakımından değil karakterlerin incelenmesi noktasında da sadelik ön planda. Karakterlerin duygusal süreçleri son derece doğal şekilde işleniyor, abartılmış oyunculuklar ve karmaşık olay örgüsü gibi izleyiciyi rahatsız edecek unsurlar bulunmuyor. Dolayısıyla karakterleri anlamak ve empati kurmak zor olmuyor. Oyuncu kadrosunun sergilediği performans ile övgü toplayan Bir Başkadır’ın başrolü Öykü Karayel ise özellikle sosyal medyada takdir edildi. Fakat bana kalırsa bu takdiri Ruhiye karakterine hayat veren Funda Eryiğit hak ediyor. Özellikle bazı sahnelerde resmen devleşmiş, rol yapmamış direk Ruhiye olmuş.

İŞTE “BİR BAŞKADIR”IN HİKAYESİ

Olaylar kahramanımız Meryem’in bayılması üzerine doktora gitmesi ve psikiyatriste yönlendirilmesi ile başlıyor. Hanım kızımız tesettürlü ve mütedeyyin bir aileden geliyor. Abisi, yengesi ve yeğenleriyle birlikte babasından kalma gecekonduda yaşayan Meryem, yine kendileri ile aynı muhitte yaşayan mollamsı kanaat önderinin müritlerinden. Dizinin en başında bu durum gözümüze sokuluyor ama herhangi tarikatımsı bir yapılanma olmadığı ileride anlaşılıyor. Meryem gündeliğe gittiği evlerden birinde Sinan’dan hoşlanıyor ama tabi Sinan hayat görüşü olarak karakterimizle taban tabana zıt. Her gece birileriyle takılan çapkın ve hayasız Sinan’a duyduğu ilgiyi kimseyle paylaşamayan Meryem, aslında bu bastırılmışlık sebebi ile bayılıyor. Fakat olayın ilginç kısmı psikiyatristin tesettürlü insanlara olan faşist tutumu. Her ne kadar ailesiyle ilgili bir durum gibi görülse de karakterimizin hayatında tesettürlü birisi yok. Sebebini tam çözemediği öfkeyi, karşısındaki insanı -yani Meryem’i- cahil bulmasına bağlayabiliriz. Meryem’in zeki olduğunu her fırsatta dile getiren doktorun, ondan daha eleştirel bakmasını ve rasyonel olmasını beklediğini varsayıyorum ama kendisi de bir arayış içinde…

Doğru veya yanlış Meryem arayışını bitirmiş kalpten güvendiği birini bulmuş. Sanırım doktor hanımı rahatsız eden kendi arayışını bitiremiyor oluşu. Düşüncelerinin yanlış ve profesyonelce olmadığının farkında olmasına rağmen bu düşüncelerden uzaklaşamıyor ve Meryem ile bağ kuramıyor. 2 yıldır devam ettiği terapilerinde bu durumdan yakınıyor. Yani terapi-ception olayı oluyor. Tülin Özen’in canlandırdığı Gülbin karakteri bizim psikiyatristin psikiyatristi ve tabi onun da problemleri var. Bir dizi klişesi olarak tüm karakterler tesadüfi olarak birbirlerinin hayatındalar. Gülbin aynı zamanda Sinan’la birlikte. Meryem onun kim olduğunu bilmeden Sinan’ın evinde onunla karşılaşıyor, tabii bir de dizide neden olduğunu anlayamadığım Melisa karakteri var o da Meryem’in psikiyatristi ile yoga dersinde karşılaşıyor ama yine Meryem ile Sinan’ın evinde karşılaşıyor. Hani bu “tesadüflere” gerek var mıydı bilemem.

SON DEĞERLENDİRME

Bir Başkadır, genel olarak sınıf farkı ve görüş ayrılıklarını ortaya koyuyor. Dizinin pek çok alt başlığı var ama bunlar çok silik bırakılıyor. Örnek vermek gerekirse kanaat önderi olarak bahsettiğim karakterimizin kızı ve üniversiteden arkadaşı arasındaki ilişki arkadaşlık ilişkisinin ötesinde bir hava yaratıyor. Bu iki kızın arasındaki bağ bana çok samimi ve içten geldi. Türk yapımı olması sebebiyle aşklarını göremediğimiz karakterlerin kendilerini keşfetme sürecini ve ilişkilerini daha yakından görmüş olmayı dilerdim. Bir diğer daha fazla görmek istediğim hikaye ise Meryem’in yengesinin hayatı. Zorluklar yaşamış bu kadının öyküsü üstünkörü işleniyor. Oysaki çok güzel ve ilham verici. Affetmenin gücü çok daha güzel yansıtılabilirdi. Ya da doktor hanımın öfkesinin sebebine inilmiyor, yine aynı şekilde Gülbin’in hayat hikayesi de boşluklarla dolu. Tabi dizinin ikinci sezonuna da konu kalsın diye düşünülmüş olabilir ama dizi inanılmaz yavaş ilerliyor. Adeta sanat filmi havasında. Aslında eleştirilebilecek bazı noktalar var fakat hem izlememiş olanları etkilememek adına hem de spoiler vermemek için içerik kısmına bu kadar giriyorum.. Diziye getirilecek en büyük eleştiri hikayenin ağır aksak ilerliyor oluşu olabilir. Benim en beğendiğim kısım ise karakterlerin pasif agresif hareketlerinin yansıtılış biçimi ve fakirlik detaylarının çok güzel yerleştirilmiş olması. Adını Feriha Koydum’dan beri fakirliğin bu kadar güzel işlendiği bir dizi olmamıştı.

İzlemeyi düşünenler için fragmanı buraya bırakıyorum. İyi seyirler.

Written by
Her şeyin farklı olduğu bir dünya da yaşamak isteyen biri...

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Lost Password

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

Send this to a friend