THE HAND OF MERLIN ÖN İNCELEMESİ [PC]

Önümüzde şehre gidene kadar uzun ve tehlikeli bir yol var. Vakit kaybetmeden yola ko- kayıp bir köpek buldum!

Rogue-like oyunlarla aranız nasıl? Her başarısızlıkta daha da tecrübeli bir şekilde yeniden başlamak veya farklı bir şeyler denemeyi sever misiniz? Şahsen ben severim ama buna rağmen Rogue-like ister istemez çekindiğim bir tür olmuştur. Başına otururum, birkaç kere denerim, eğlenirim de genelde ve sonrasında daha sonra tekrar oynamak üzere kapatırım ama oyunu bitirmenin daha çok uzağında olduğumu gördüğümde oyunun başına ikinci kez oturmasım gelmez. “İyi de niye anlatıyorsun bunları?” diyecekseniz şu yüzden: The Hand of Merlin bunu yaşamadığım nadir Rogue-like oyunlardan biri oldu. Her denemede yeni şeyler öğrenmenin verdiği tatmin duygusu sonraki öğreneceklerimi de merak ettirmeyi başardı. Merak ettiğim için de başında değilken kendimi oyunu oynamak isterken buldum. Merlin’in de dediği gibi, “umudu olan bir adam”dım.

HİKAYE

Hangisi daha kötüdür? Tehlikenin ta kendisi mi yoksa beraberinde getirdiği umutsuzluk mu? “Felaket”, Dünya’nın dört bir yanına hızla yayılıyor ve Dünya’yı iştahla tüketiyordu. Tek bir ışık kalmayana kadar da Felaket’in durmaya niyeti yoktu ve durdurulabilecek gibi değildi. Ancak bu karanlık topraklarda ışığı yeniden getirme umuduyla biri ortaya çıktı, Kral Arthur. Umutsuz insanlara umut, karanlık diyarlara ışık olabilmek nihai ilkesiydi. Böylece Kral Arthur umut çatısı altında çevresine insanlar topladı. Karanlık Dünya’nın umudu olmak belki ağır bir yüktü ancak umudu Kral’ın en büyük dayanağıydı. Fakat yanındaki herkes onunla aynı duyguları beslemiyordu. İnancını kaybeden birileri vardı. Kral bu gerçeği ona en yakın insanlardan Morgana’nın ihanetine uğradığı zaman anlayacaktı. Kral’ın ölümüyle birlikte canını dişine takarak yarattığı umut havası bir anda yok oldu. Ardından birisi uyandı. Güçten düşmüş, hafızası bulanık ancak ilkesi Kral’ınkiyle aynı ve emin. Merlin. Merlin ile senin seçtiğin adamları toplayarak bir parti oluştur ve bu dünyaya ışığı yeniden getir!

OYNANIŞ

Yolculuğumuza Camelot’ta başlıyoruz. Kral Arthur’un hayalinin hala canlı olduğu bu topraklarda Merlin’den yolculuğa başlamak için biraz kaynak ve kutsal bir kase alıyoruz. Daha doğrusu size sunulan farklı özellikteki iki kaseden birini seçmeniz gerekiyor. İlk seçiminizi yaptıktan sonra da ilk bölümün sonu olan Corbenic şehrine olan yolculuğumuz başlıyor. Şunu söylemeliyim ki, The Hand of Merlin savaş alanında ve yolda vereceğiniz en küçük kararları bile sorgulamanızı sağlıyor. Bedelleri aşırı büyük olabileceğinden değil, oyunda en ufak bir fark bile ciddi önem arz edebildiğinden. Yolda kaybolmuş bir çocuk mu gördün? Onu evine götürebilir ve ailesi tarafından cömertçe ödüllendirilebilirsin. Bunu yaparken önünü haydutların kesme ihtimali olduğunu unutma. Peki ya çocuğu görmezden gelip yoluma devam edersem nolur? Ailesinin vereceği ödülden vazgeçersin ama haydut baskını riskini de ortadan kaldırırsın (Ayrıca zavallı çocuğu tehlikeli ormanda bir başına bırakırsın.).

Savaş mekaniklerine geçmeden önce, The Hand of Merlin’de dört önemli kaynak türü var. Altın, yemek, mana ve şöhret. Altın tahmin edebileceğiniz üzere demircilerde adamlarınızın ekipmanlarını geliştirmek, kadim eşyalar almak ve yemek satın almak için kullanılıyor. Haritada her bir kare ilerlediğinizde bir yemek tüketiyorsunuz ve yemeğiniz biterse adamlarınızın canı gidiyor. Mana, Merlin’in Çekirdek büyülerini kullanırken harcadığınız bir kaynak ve oldukça zor bulunuyor. Şöhrete ise karakterlere seviye atlatırken ihtiyaç duyuyorsunuz.

SAVAŞ MEKANİKLERİ

The Hand of Merlin oynarken haritada kare kare ilerlediğimizden bahsettik. Eğer olaylar savaşa girmenizi gerektirecek şekilde ilerlerse kendinizi ortama göre bir savaş alanında buluyorsunuz. Savaş alanında karakterlerinizin bazı eylemleri gerçekleştirmesi için action point’lerimiz mevcut. Her karakter iki adet action point ile başlar. Hareket etmek, saldırmak ve bazı özel yetenekler action point tüketir. Bir karakterinizin action point’i bittiğinde diğerine geçersiniz ve tüm karakterlerinizin action point’leri sıfır olduğunda sıra rakibe geçer. Rakibiniz de puanlarını harcar ve ardından sıra yine size geçer. Burada yapmanız gereken şey action pointlerinizi en verimli şekilde kullanarak rakipleri alt etmek, daha da önemlisi bunu en az hasar alacak şekilde yapmak.

Her adamınızın sınıfına göre özel yetenekleri mevcut. Şövalye karakteri bol zırhlı ve gelen hasarı tanklayacak bir birimken okçu dayanıklığından feda ederek yüksek menzilde ciddi derecede tehlikelidir. Birimlerinizi sınıfına göre stratejik şekillerde konuşlandırmanız gerekiyor. Burada savaş alanını kendi lehinize kullanmak ciddi önem arz ediyor. Örneğin adamlarınıza destek sağlamakla görevli büyücünüzü bir kayanın (ya da onun gibi bir siperliğin) arkasına koyarsanız uzaktan atak yeme ihtimalini önemli ölçüde azaltmış olursunuz. O büyücüyü uzak mesafeli birimlerle aradan çıkartmaları imkansız olur ve rakip, akıncılarıyla büyücünün dibine kadar sokulmak zorunda kalır. Böylece önemli bir avantajı elinize geçirmiş olursunuz. Savaşlarda adamlarınızı mümkün olduğunca yıpratmamaya çalışın, yemeğinizi bitirmeyin ve altınınızı idareli harcayın. Çünkü bir savaşı kazanmak demek daha zoruna hazırlık yapmanız gerektiği anlamına geliyor.

EKSİLER

The Hand of Merlin şu anlık bir erken erişim oyunu. Dolayısıyla ufak tefek çökmeler ve hatalar vardı fakat önemli ölçüde değildi. Günlük düzenli güncellemelerle bu sorunlar çözülüyor. Ancak gözle görülen tek ciddi sorun içerik sığlığı. Bir iki el oynadıktan sonra rastgele olay örgüleri sürekli tekrar etmeye başlıyor. İlk haritada oynamamdan kaynaklı olduğunu düşündüm ama sonraki haritalarda da genelde aynı olaylar tekrarlanıyor. Böyle olduğunda yapacağın seçimlerin heyecanı kalmıyor. Fakat ben oyuna gelecek güncellemelerle birlikte yeni içeriklerin ekleneceğini düşünüyorum.

TEMA VE GÖRSELLİK

The Hand of Merlin görselliğiyle beni oldukça memnun etti. Özellikle savaştığımız ortamların, olayların şekillendiği yere göre değişmesi ve neredeyse her olaya özel olarak şekillenmesi gayet iyi. Beğendiğim bir temanın kendisine de uyan bir görselliğinin olması hoş. Olay örgülerinde gördüğümüz kitap çizimleri de güzel. Fakat karakter modellemeleri bence biraz garip duruyor. Savaş esnasında gördüğümüz karakterlerden bahsediyorum. Göze gerçekten tuhaf geliyor, belki de benden kaynaklıdır emin değilim.

Summary
The Hand of Merlin ilgi çekici hikayesiyle, düşündüren seçimleri ve stratejik savaş mekanikleriyle erken erişimde göz atabileceğiniz bir oyun. Bununla birlikte seçimler ve içerik kısa bir süre sonra tekrara biniyor ve büyüsünü bozuyor. Yine de The Hand of Merlin, benim deneyim ederken eğlendiğim ve türün sevenlerine tavsiye edebileceğim bir oyun.
Good
  • Stratejik savaş sistemi
  • Düşündüren seçimler
  • Riske girmenin ödülü tatmin edici cezası ders niteliğinde
  • Güzel Tema
Bad
  • İçerik tekrara biniyor
  • Erken erişim oyunu olmasından dolayı ufak tefek hatalar var.
Oyunları seven, yaz mevsimini daha çok seven biri.

Have your say!

2 0

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Lost Password

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

Send this to a friend