DEAD RISING 3 [PC]

Zombi oyunlarında aşina olduğumuz çetrefilli dünya yapısı farklı bir eğlenceyle geçmişte karşımıza çıkmıştı. Şimdi ise eğlence ile korkunun bir arada olduğu güzel bir dünya ile serinin üçüncü oyunu karşımızda.

Burada her şey farklı. Dünya farklı, düşünceler farklı, hayat farklı ve salgın farklı… Burada hayatta kalmak bambaşka bir beceri isteyen uzun soluklu bir macera gibi farklı… Dostlarınız artık bir elin parmaklarını geçmeyecek türden az kaldı. Salgının 78. saati sonunda etrafın zombilerle ve çapulcularla çevrili olacak. İşte o zaman “keşke ben de hastalığa yakalansaydım” diyeceksin.

Giriş yazısında özetlenen bir durum ile baş başayız oyunda. Zombiler sarmış dört bir yanımızı, üstelik 78 saat gibi kısa bir sürede olan olmuş. Evet, karşımızdaki zombilerin hepsi ama hepsi 78 saat içerisinde veya öncesinde insandılar. Deneysel bir olayın ardından yürüyen ölüler haline geldiler. Ne kadar acınası bir durum değil mi? Hayır değil! Bu bir oyun, eğlencemiz ise burada devreye girmekte, o kadar çok zombi var ki etrafımızda onları yok etmek için silah kullanmak veya araç sürmek mantıklı bir gerçek. Aksi halde ölmeniz kaçınılmaz bir faktördür.

NORMAL ARAÇ MI?

Dead Rising 3’te diğer serilerinden başka en çok çevre tasvirleri dikkatinizi çekecek. İnsanlığın yok olduğu bir dünyayı, vurgulu bir şekilde göstermekte. Çaresizliğin ortasında durduğunuz anda çevrenizi tanımaya ve hatta anlamaya başlıyorsunuz: “Bir şekilde buradan kurtulmam lazım” düşüncesiyle karşınıza çıkan fırsatları sonuna kadar kullanıyorsunuz. Bunun sebebi de zombilere yemek olmamak içindir. Şöyle bir sahne düşünün; bir görev için yoldasınız ve aracınız zombilere çarpmaktan dolayı patlamadan önceki son seviyeye gelmiş. Çıkmak zorundasınız, çünkü karşınızda bulunan zombi güruhu içerisinden geçerseniz şansınız hiç yok. Az ilerde sizi tecizahlandıracak birisi okul otobüsüne çıkmış sizi korumak için size doğru gelen zombileri etkisiz hale getiriyor ve size “neye ihtiyacın varsa al kullan” diyor. O adam yardımıyla orada bulunan silahlar arasından seçtikleriniz ile yakında duran sağlam aracın çevresindeki zombileri öldürerek ilerde ki kalabalığı yakınınızda bulunan sağlam araçla geçiyorsunuz. İşte böyle anlar sizi “nefes” aldıracak anlardır. Neden mi? Çünkü oyun neredeyse aralıksız aksiyon sunmakta, çevreye serpiştirilmiş rahatlayacağınız özel alanlar olmasaydı sıkılabilme ihtimaliniz çok yüksek olurdu.

Dead Rising 3 (bundan sonra DR 3 olarak anılacaktır) oyunun da bulacağımız neredeyse her eşyayı silah olarak kullanabilmekteyiz. Evet her eşya (market sepeti/aracı da dahil)! Bir de üstüne üstlük absürt silah da tasarlayabiliyoruz. Mesela oyunun ilk haberi yayınlandığı zaman balyoz ve elektrikli testerenin kombini ile türetilen silahı da tanıtıldı. Buna benzer bir çok çeşit silah tasarlayabilirsiniz. 

Oyun içerisinde az önce bahsettiğim gibi, araçta kullanabiliyoruz. Ama maalesef her aracı değil. İnfilak etmiş ya da lastikleri patlamış (ki bunlar oyun içerisinde kendisini göstermektedir) araçlar kullanımımız dışında. Kullandığımız araçları dışarıya karşı güçlendirebiliyoruz ama oyunun istediği düzeyde. Yani biz “şurası şöyle olsun, bu silah değil de şu silahı kullanmalı” diye seçim yapamıyoruz. O konuda oyun kısır bir yapıda.

ÇOK KALABALIK

DR 3’ te haddinden fazla zombi ortalıklarda cirit atıyor. Öyle böyle değil. Her yerden zombi çıkar mı arkadaşım? Çıkıyormuş! Havalandırıcı borusunun çıkışından tutun bir kapının veya köşenin ardından… Her yerdeler, kendimi bir ara “ne oluyor yahu” derken yakaladım. Ki bunu dedikten sonra pata küte zombileri öldürmek yerine onlardan kaçmaya başladım. Karakterimizin eforu da sağ olsun bazı anlarda ortamdan kolay sıyrılmamıza yardımcı oluyor. Bu arada aramızda kalsın yukarıda bahsetmedim ama bahsetmesem içimde kalacak: Ünlü lüks araçların yapısında olan bir iki araç var oyunda. Onlarla zombilerin arasından kaçmak acayip eğlenceli, öyle böyle değil.

Konuyu dağıtmadan: Dışarısı kederli ve bir o kadar ölü, biz ve tanıdığımız birkaç kişi haricinde kimse sağ değil. Biz bulunduğumuz A noktasından B noktasına giderken kalabalık zombi sürüleriyle baş etmek zorunda kalıyoruz. Sisteminiz 2015 yılından sonraya ait bir yapıda değilse maalesef dışarısı sizin için işkence olacaktır. Sisteminize binen yük artacağı için bilgisayarınız kasılabilir ve tepkime süresi gözle görülür bir şekilde azalabilir. Yani bu şu anlama gelmektedir; farenizi sağdan sola oynattığınızda ekrana asıl tepkiyi iki-üç saniye gecikmeyle görebilirsiniz. Evet, o derece de kalabalık bir ortam mevcut oyunda. 

Kalabalığı Kızıl Deniz gibi ortadan bölüp bir yere ulaştığınızda ve buna rağmen çevrenizde toplanan kalabalığı dağıtıp bir arka sokağa geçtiğinizde tekrar aynı sokağa dönerseniz o kalabalık yine orada olacak. Evet, bu durum maalesef birazcık canımızı sıkmakta, neden böyle bir durum olduğunu hiç bilmiyorum. Daha 15 saniye önce yok ettiğimiz bütün zombilerin hepsi -biz sanki bir şey yapmamışız gibi- karşımıza çıkmaktalar. Eksi puanı buradan almak oyun.

YAŞANILAN BİR HAYATTAN ÖLÜMLÜ BİR DÜNYAYA

Deneysel ortamdan kaçan zombilerin sokaklarda ölümü yaymaların üzerinden 72 saat sonra Amerika topraklarında bir avuç insan kalmış ve geri kalan herkes zombi ordusuna üye olmuştur. Biz ise elimizdeki uzak bağlantı kurabilen telsizle direktifleri takip ederek üzerimize düşeni gerçekleştiriyoruz.

Ayrıca hikaye ilerledikçe oyunun daha da güzelleştiğini söylemek isterim. Yan görevler vasıtasıyla detaylılığa sahip hikaye karakterimizin bir özelliğini bize göstermekte (tabi ki bu özelliği söylemeyeceğim, hevesinizi kırmak istemiyorum). Müzik, karakter ve alan sesleri (zombi sesi, patlama ve ateş sesi vs) oyunda sizi kendi dünyasına hapsedecek derecede gerçekci. Grafikleri konusunda da kaplama detaylılığı asla “ben iki sene önce çıktım” demiyor, o derece iyi. Ama bunu ateşlerden çıkan dumanlar konusunda diyemeyeceğim. Çünkü yapmacık olduğunu hemen anlayabiliyorsunuz. Neyse, ses, grafik ve hikayenin bir bütün halde yarattığı atmosfer ise tadından yenmeyecek tarzda sizi bilgisayar başından kaldırmamakta, o derece eğlenceli bir yapıya sahip. Bunu da söylediğime göre, sıra…

Summary
Oyun kesinlikle arşivinizde bulunması gereken ve "yıkılmak üzere olan dünya" temalı oyunlar arasında ilk 20’de olmalıdır. Yaşatılan bir son şans atmosferiyle belki insanlığı kurtaracak en büyük anti-virüs biziz? Belli olmaz hiç birşey… Asıl güç içimizde olduğu süre boyunca bunu öğrenebileceğimiz etkenlere şahit olacağız.
Good
  • Silah çeşitliliği
  • Zombileri farklı farklı yok etme
  • Kılık kıyafet çeşitliliği
  • Zombi kalabalıklığı
Bad
  • Yapay zekanın bazen sapıtması
  • Blur efektinin grafikleri yumuşatmaya çalışması
  • Zombilerden arınan yolun/sokağın zombilerden arınamamış gibi hemen zombilerin olması
  • Araç kullanımı bazen zorlaşması
7.4
Güzel
GRAFİK - 7
SES/MÜZİK - 7
HİKAYE/İÇERİK - 8
OYNANABİLİRLİK - 7
ATMOSFER - 8
Written by
Her şeyin farklı olduğu bir dünya da yaşamak isteyen biri...

Have your say!

0 1

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Lost Password

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

Send this to a friend