BAYONETTA İNCELEMESİ [PC]

Harika ve nefes kesen oynanışı, görkemli boss savaşları ve yaşattığı yoğun hislerle Bayonetta efsanesine bir göz atalı- Ne? Bu bölümde bile mi bronz aldım?!

Hack and Slash tarzı oyunlarla aranız nasıldır? Benim bu zamana kadar pek oynamadığım bir oyun türüdür kendisi ve bu zamana kadar hep oynamayı beceremeyeceğimi düşünmüşümdür (ne ilginçtir ki hala öyle düşünüyorum). Yine de, “Bir oynayayım, ne kaybederim ki?” diyerek Bayonetta oynamaya karar verdim. Böyle dememden anlaşılacaktır ki, aldığı pozitif yorumlara rağmen nedense çok bir beklentim olmadan girdim oyuna ve şunu söyleyebilirim: Beklediğimden çok daha fazla eğlendim! Fakat sinirlendiğim bazı noktalar da olmadı dersem yalan söylemiş olurum. Hiç vakit kaybetmeden oynanışıyla beni benden alan Bayonetta’ya bir göz atalım.

HİKAYE

Hikayemizde, evrendeki diğer bir boyutta iki ırk bulunuyor. Bunlar aydınlığı temsil eden Lumen Bilgeleri ve karanlığı temsil eden Umbra Cadıları; ancak Lumen Bilgeleri ve Umbra Cadıları iyi veya kötü tarafı temsil etmiyor. Bu iki ırk, sevgi ve saygı içinde bir aradayken sorunlar patlak veriyor ve kendilerini birbirlerine karşı kadim bir savaş içerisinde buluveriyorlar. Oynadığımız karakter Bayonetta da Umbra Cadıları’ndan kalan son kişilerden biri. Yorumlamaya göre değişecek şekilde her karakterin kendisine göre doğruları ve yanlışları var.

Oyuncular olarak bizim düşünmemiz gereken şey ise hikaye değil, bölümü olabildiğince temiz bir şekilde tamamlamak. Böyle diyorum çünkü oyun çok derin ve tatmin edici bir hikayeye sahip değil. Oyunun senaryosu pek çok detayı ya anlatmıyor ya da üstünde çok az duruyor. Peki, ben beğendim mi? Evet, beğendim. Hikaye konusunda beklentinizi çok da yüksek tutmazsanız gerçekten hayal kırıklığına uğratmayacak bir olay örgüsüne sahip Bayonetta. Bazı noktalarda harbiden güldürmeyi başaran, bazen de üzen; genel olarak mizahi bir anlatımı var.

BİR ANDA AKMAYA BAŞLADIK!

Bayonetta’nın oynanışı gerçekten harika. “Ben neden daha önce doğru düzgün hack and slash oynamamışım?” dedirtecek kadar harika. Değinilecek çok fazla şey var, fakat ilk önce beni uyuz eden noktalardan başlayacağım. O kamera kontrolü kadar sinir bozucu çok az şey gördüm. Hele bazı savaşlarda kamera o kadar saçmalıyor ki… Duvarlara garip garip takılmalar mı dersiniz, yoksa karakterin yürürken düzgün kontrol edilememesi mi, hepsi var. Özellikle oyunun ilk saatlerinde bu durum beni gerçekten rahatsız etti; fakat her ne kadar kötü olsa da alışılmayacak bir şey olmadığından bu konudan şikayet etmek çok doğru olmaz.

Bayonetta’da kullanmanız gereken çok fazla tuş yok. Bununla birlikte bu az sayıda tuşun kombinasyonları ise oldukça fazla. Hafif, hızlı ama bol saldırıya dayanan bir oynanışı da seçebilirsiniz, ağır ama oturaklı darbeleri de. Bazen ikisinden karışık gitmek size daha ilgi çekici gelebilir. Böyle dememden sadece üç tane oynanış stili olduğunu düşünmeyin sakın. Bu üç farklı stil bile kendi içinde farklı çok fazla kombinasyon içeriyor. Tabii her kombinasyonun da inanılmaz bir görsel şölen barındırdığını söylemezsek olmaz. Çünkü Bayonetta görüp görebileceğiniz en çevik karakterlerden biri olmakla beraber, ayak bileklerine de silah takabiliyor. Yaptığınız her farklı saldırı ve animasyon, onları beş yüz defa kullanana kadar sizi resmen büyülüyor. Animasyonların yanında vuruş hissinin ne kadar tatmin edici olduğundan bahsetmiyorum bile. Bu çok sayıda kombinasyonun üstüne bir de birkaç tane silah çeşidi eklersek şahsen ben ortaya çıkabilecek şeylerin sınırı yokmuş gibi hissediyorum.

RENK KATAN FANTAZİLER!

Oynanışı etkileyen unsurlar sadece çeşitli kombinasyonlar ve aşırı havalı animasyonlar değil. Bayonetta’da bullet time veya oyundaki tabiri ile “witch time” da mevcut. Eğer düşmanların bazı saldırılarından kusursuz bir şekilde kaçınabilirseniz, witch time devreye giriyor. Bu esnada da zaman kısa süreliğine sizin dışınızdaki her şey için duruyor. Bu da başarabilirseniz o sizi kanser eden bazı düşmanları kum torbasına çevirmek demek. Bu kadar hızlı oynanışa sahip bir oyunda o zamanlamayı başarmak hem zevk veriyor hem de insana ödül almış gibi hissettiriyor. Özellikle bazı zor boss savaşlarında bu özelliği kullanmak gerçekten çok işe yarıyor.

Bahsedilmesi gereken bir diğer oynanış elementi de “torture attack”. Can barının altındaki toplar, hasar almadığınız ve savaştığınız müddetçe dolar. Eğer tamamını doldurabilirseniz o an savaştığınız, bölüm sonu canavarı olmayan düşmanı direkt infaz edebilirsiniz. Bu infaz hareketini gerçekleştirmek için de gerekli tuşa süre içinde bolca basmanız gerekiyor. Sonrasında olacaklar ise tam anlamıyla bir görsel şölen. Bayonetta her düşmanda resmen farklı ve inanılmaz fantaziler gerçekleştiriyor.

BÖLÜMÜ HARİKA OYNADIM- NEDEN BRONZ ALDIM?!

Bayonetta’da her bölümün sonunda bir ödül kazanıyorsunuz. Ödül çeşitleri ise taş, bronz, gümüş, altın, platin ve saf platin. Hangi ödülü kazanacağınızı belirleyen etkenler kombolarınız, aldığınız hasar miktarı (veya hiç hasar almamak), kullandığınız eşya sayısı (veya hiç eşya kullanmamak), bölüm içindeki ölüm sayınız (veya hiç ölmemek) ve bölümü bitirme süreniz. Bende mi bir şey var, yoksa yüksek ödülleri almak çok mu zor? Birkaç spesifik bölüm hariç çoğunlukla taş-gümüş ödül alıp durdum. Haliyle aşırı eğlenceli geçen bir bölümün ardından oyun size en kötü ödülü layık görünce pek iyi hissedemiyorsunuz.

Her bölümün başında dükkana erişebiliyorsunuz. Bu dükkandan da oyunda elde ettiğiniz birimleri kullanarak tek kullanımlık eşyalar, yeni silahlar, görünüm aksesuarları ve yeni hareketler alabiliyorsunuz. Benim gibi kötü bir oyuncuysanız o birim paralar genellikle can tamlayıcı lolipop, güçlendirici lolipop gibi tek kullanımlık eşyalara gidiyor. Fakat iyi bir oyuncuysanız paranızı kesinlikle yeni hareket ve silahlara gömün derim. Verdiği çeşitlilik ve kullanımları gerçekten harika.

BOSS SAVAŞLARI

Bayonetta’nın içinde oldukça fazla boss savaşı var ve şunu rahatlıkla söyleyebilirim: “Boss savaşları harika!” Her birinden uzun uzun bahsedersek bu inceleme bitmez ama hem oynanış hem zorluk hem de bitirici animasyonları bakımından boss savaşları gerçekten oyuna yakışır cinsten. Hatta boss savaşına başlarken genellikle kamera açısı sinirimi bozar ama savaşın epikliği ve hızı bana o kamera açısını unuttururdu. Bazılarını oynarken nefesimi tuttuğuma yemin edebilirim. Mini bosslar değil de ana bosslardan bahsetmek gerekirse bunlar bir iki istisna hariç genellikle devasa boyutlardaki bosslar. Çoğunu da hasar vermek için genelde gardını indirdiği belli başlı bölgelerden vurmanız gerekiyor ve neredeyse her boss savaşı farklı hissettiriyor. Mesela defalarca zamanı geri alarak yenmeye çalıştığımız bir boss buna bir örnek.

GRAFİKLER VE MÜZİKLER

Animasyonları öve öve bitiremesek de görsellik o kadar da iyi değil. Daha doğrusu genel olarak renkler, nedendir bilmem, çok soluk geliyor. Ayrıca bazı sahnelerdeki yüz hat ve mimikleri de biraz göze batıyor ama yine de o kadar kötü değil. Müziklere gelecek olursak, müzikler akılda kalacak kadar olmasa da gerçekten güzel. Çaldıkları sahne ve bölümlere uyumlular ve hikayeye de bağlandıysanız vermesi gereken etkiyi veriyorlar.

Summary
Bayonetta, türün sevdalısı için gözden kaçmaması gereken bir oyun. Türle alakası olmayan oyuncular içinse eğlenceli oynanışı, harika boss savaşları ve tatmin edici uzunluğuyla kesinlikle bir göz atmaya değer.
Good
  • Mükemmel oynanış
  • Harika boss savaşları
  • Dudak uçuklatan animasyon ve bitirici hamleler
  • Tatmin edici uzunluk ve bölüm sayısı
Bad
  • Zayıf ve eksik hikaye anlatımı
  • Bazı durumlarda berbatlaşan kamera açısı
  • Soluk renkler
7.4
Güzel
GRAFİK - 6
SES/MÜZİK - 7
HİKAYE/İÇERİK - 7
OYNANABİLİRLİK - 9
ATMOSFER - 8
Oyunları seven, yaz mevsimini daha çok seven biri.

Have your say!

0 0

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Lost Password

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

Send this to a friend