DON’T STARVE – POCKET EDITION [MOBİL]

Bilgisayarlarımıza 2013 Nisan ayında konuk olan Don't Starve çıkışından 3 yıl sonra mobil cihazlarımıza geldi. Biz de mobil oyun inceleme kategorimiz için ilk incelememizi bu oyunla gerçekleştirmek istedik. Hazırsanız başlıyoruz.

Don’t Starve ilk çıktığında şaşırmıştım. Çünkü daha önce Klei, Shank serisini çıkardığı için hayatta kalma ile ilgili bir oyunu nasıl harmanlayabilirler diye düşündüm. Beni şaşırttılar, daha önce platform-aksiyon temalı bir oyun yapanlar şimdi sandbox türü ağırlıklı bir oyun ile akılda kalıcı nitelikte eğlence sunmuşlardı.

Peki bilgisayar başında eğlencenin dibine vurduğum bir oyun mobilde de aynı tadı verecek miydi? Bu sorunun cevabını en içten bir şekilde söyleyebilir ki; Evet, artık saatlerimi telefonun başında harcıyorum.

EĞLENMEYE AZ KALDI DOKTORUM NEREDE?

Bilgisayarda sık sık oynadığım bir dünya artık mobil cihazım da olduğu için o dünyanın altını üstünü getirmek beni heyecanladırdı. Öyle ki kontrollere alışmak için oyuna ilk girdiğim zaman elim ayağım birbirine girdi ve art arda birkaç kere ölerek oyunu başa sardım. Bu heyecan silsilesi öbek öbek benden uzaklaştığında artık oyunun kontrolünü tam sağlamıştım (tabi sağlayana kadar birkaç kere olmadık canavarlara sataştım, karakterimin psikolojisini bozarak hayali yaratıklarla dalaştım). Artık “yeni” kontrollere alıştığım için Don’t Starve’nin dünyasına balıklama dalabilirdim.

Ağaç kes, otları buda, kayaları parçalayarak değerli madenleri edin ve daha bilimum envanter çeşidiyle yaratıkların dünyasında yaşayabileceğin kendine ait bir alan yaratma evresine geldim. Evet, alıştığım sistem burada da olduğu için ortama hemen adapte olabildim ve bu durum beni yeni başlayanlar arasında bir sıfır önde başlattı. Hal böyle olunca hızlı hareketlerle ilk eşya türetme evresine geçerek hayatta kalma mücadelesine girmiş oldum.

UNUTULAN Bİ’ŞEY

Başladık başlamasına ama unuttum bir durum vardı: Ziviri karanlığın gücü! Bu gücü yenmek için meşale ile hareket etmeyi unuttum. Tabii bu durum bana pahlıya patladı (siz siz olun düzen kurduğunuz ortamı karanlıkta olur da terk etmek isterseniz 2 meşale ile yola koyulun). Tüm topladığım kaynaklar, sahip olduğum eşyalar karakterimin ölmesiyle yerlere serildi. Adet olarakta yarıya indi bi de! Evet bu durum canımı sıksa da el mahkum tekrar kaldığım yerden eşya türetmek için  kaynak toplamaya devam ettim.

Başıma gelen bu kaçınılmaz sonu tekrar yaşamamak için topladığım eşyaları depolamaya ve gereksiz olanları asla depolamamaya veya yanımda taşımamaya karar vererek saatlerimi harcadım. 

ÇİZGİ ROMANDAN FIRLAYAN ATMOSFER

Klei’nin oyunları grafik olarak öyle alıştığımız “gerçekci” grafiklere sahip değil (gerçekci grafikleri sevenler bu konuda dert yanıyor olabilir) ama kendine has bir görselliği mevcut. İlk oyunları Shank mesela, platform tabanlı aksiyon-macera oyunu ve grafikleriyse iki boyutlu ona özel bir ruha sahipti. Üç boyutlu olsa belki sevilmezdi ama Klei’nin aklındaki oyun tasarımı da diğerlerinden farklı olmalıydı, piyasada tutunmak için. İşte Don’t Starve’da Klei’nin alıştığımız çizgi film tadında görselliğe sahip. Yapmış olduğunuz her şey bu çizgi film dünyasında asla göze batmayacak sradanlığa sahip görsellik mevcut. Karakterlerimizin görüntüsü (birden fazla karakterimiz var oyunda, bunların hepsini kullanabilmeniz için Don’t Starve’nin dünyasında usta bir şekilde hayatta kalmalısınız), hareketleri, toplamak için aradığımız kaynaklar, ısınmak ya da yiyecek pişirmek için yakmış olduğumuz ateşe kadar aklınıza gelebilecek her şey onun dünyasının birer parçası durumundadır. Hal böyle olunca da onun dünyasına girdiğinizde kendinizi zor ayırabiliyorsunuz.

Diğer unsurlar konusunda ise grafikler kadar iyi bir iş çıkarmış Klei. Hiç bir şekilde “bu da olmamış” demiyorsunuz. Karakterin sesi, davranışı (siz onu beslemez veya karanlıkta dolaştırırsanız sizi kendi diliyle uyarıyor. Kendi dili diyorum çünkü Sims vari bir dili mevcut, sadece siz karakterin ne dediğini kafasının üzerinde beliren “konuşma balonu” içerisinde var olan İngilizce cümleyle ne demek istediğini anlayabiliyorsunuz) ve ‘bence’ tutumuyla yön verebiliyorsunuz. Sesleri konusunda da aksiyon yapısıyla da birleşince tüm unsurlar, atmosfer olarak sizi soğutacak herhangi bir durum sergilememektedir.

HARMANLARSAK…

Yapı geliştirme (Craft) sistemiyle ve dünyasıyla, sizi eğlenceli ve korkutucu (çizgi roman vari görsellikte tabi) atmosferine hapsedecek niteliklere sahip ender oyunlardan birisi Don’t Starve. Ses ve yapı olarak kesinlikle tatmin edebilecek özelliğe de sahip olduğunu söylemeden edemeyeceğim. Uygun bir zamanınızda android veya ios oyun kütüphanenize eklemenizi tavsiye ederim. Şimdiden iyi eğlenceler.

Summary
Her şeyiyle sizi etkileyecek ender oyunlardan birisi olan Don't Starve mobil olarakta parmaklarımızın ucunda... İnsan daha ne isteyebilir ki?
Good
  • Daha önceden bilgisayarda deneyimlediğimiz olayların mobilde de olması
  • Tabi ki atmosferi
  • Hayatta kalmaya çalışmak
  • Her yerde oynayabilmek
Bad
  • Kontrollerin alışma süreci
  • Bazı zamanlarda buga girmesi
8.6
İyi
GRAFİK - 9
SES/MÜZİK - 8
HİKAYE/İÇERİK - 9
OYNANABİLİRLİK - 8
ATMOSFER - 9
Written by
Her şeyin farklı olduğu bir dünya da yaşamak isteyen biri...

Have your say!

0 0

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>

Lost Password

Please enter your username or email address. You will receive a link to create a new password via email.

Send this to a friend